Lavta bilinen tarihiyle haçlı seferleri sırasında Araplardan öğrenilen şekliyle Avrupa’ya yayılmıştır. Avrupa gitar gibi kullanılmıştır. Osmanlı’da ise ilk defa 19. YY. lavtacı Civan ile adını duyurmuştur. Lavtaya Osmanlı kaynaklarında ilk olarak 19. Y.Y. başlarında rastlıyoruz.

Osmanlı’da 3 çeşit lavta vardı

  1. Şövalye Lavta (erkekler için)
  2. Kız Lavta (bayanlar için)
  3. Arnavut lavtası (Balkanlarda kullanılırdı)

Cengiz Usta lavta yapımına ilk olarak 1972 yılında Kenan Şavklı ile beraber başlamış, daha sonra kendi geliştirdiği yöntemlerle Osmanlı döneminde kullanılan tınılar elde etmiştir. Lavtanın tekne derinliği 14 cm olmalı ve tekne sırtı düz olmalıdır. Böyle olmayan lavtalardan ud sesi elde edilir. Lavtanın gerçek sesi tambur ile ud arası bir sestir. Akordu 2 şekilde yapılır.

  1. Re-Sol-Do-Sol
  2. Re-Sol-Do-Fa

Lavta uzun yıllar unutulmuş ve kullanılmamıştır. Günümüzde ise tekrardan yayılmaya başlamış olup TRT kurumunda da kullanılmaya başlanmıştır.

İyi bir lavtada aranan özellikler; teknesinin kılçık mavunu, sarmaşık, kelebek veya sert ve siyah cevizden yapılmış olması gerekmektedir. Osmanlı lavtasında derinlik 14cm’yi geçmemelidir. Teknenin sırt kısmı basık ve yanları oval olmalıdır. Yanak ve aynalık bölümleri bir bütün halinde takviyeli olmalıdır ki sapın öne gelmesi engellenebilsin. Genel olarak lavtanın en önemli özelliği ses tını özelliğidir. Tambura yakın olan ses tınısını sağlayan balkon sistemi, udunkinden çok farklıdır. 

Gallery